Tarifler

Fasulye Turşu Kavurması

fermenteyasam No Comments

İtiraf ediyorum, fasulye turşusunu, kavurmasını yapmak için yaptım🤫
Evet, bu noktada probiyotikliği gözüm görmüyor🤭
Öyle şahane bir lezzettir ki👌🏻turşu kavurmasını sevenler beni çookkk iyi anlar😍
Ama fermente fasulye turşumu fazla yaptığım için, kavurmasına da direkt yemeğe de yeter. Ortalamadan işi kurtarırım yani 🤣
Bu sefer turşu kavurmasını sevgili Gülsüm’ün tarifiyle yaptım. Hem göze hem de damağa hitap eden bu tarif için çok teşekkür ederim Gülsüm’cüm💚

Meraklısına👇🏻
Nasıl yaptım❓
🎊1 orta boy soğan
🎊1 çorba kasesi kadar doğranmış fasulye turşusu
🎊1/2 kapya biber
🎊1 küçük havuç
🎊2 diş sarımsak
🎊1/2 çay kaşığı karabiber
🎊1/2 çay kaşığı tatlı kırmızı toz biber
🎊Bir avuç kadar ince ince kıyılmış maydanoz
🎊2-3 çorba kaşığı zeytinyağ
🎊2 çay bardağı kadar su

Yapılışı👇🏻
🎊Fasulyeleri bütün olarak, fazla tuzunun çıkması için suya koyun. Hazırlık aşaması boyunca suda kalsın. Benim turşum çok tuzlu olmadığı için, bu bekleme süresi yetti. Sizin turşunuz tuzlu ise 1-2 saate kadar suda bekletebilirsiniz.
🎊Soğanı yemeklik doğrayıp, yarım çay bardağı su ile tencereye alın. Kapak kapalı olacak şekilde kısık ateşte, soğanları yumuşayıncaya kadar pişirin.
🎊Havuçları minik küpler şeklinde kesin. Yumuşamaya başlayan soğanların üzerine ekleyin. Bu aşamada gerekirse biraz daha su ekleyin.
🎊Kırmızı biberi küp, küp doğrayın.
🎊Fasulyeleri orta irilikte kesin, kırmızı biber ile birlikte tencereye ekleyin. Gerekirse biraz daha su koyun.
🎊Sarımsakları ezin, bir kenarda beklesin.
🎊Fasulyeler yumuşayıncaya kadar kısık ateşte pişirin.
🎊Karabiber, toz kırmızı biber ve sarımsağı ekleyip karıştırın.
🎊Son olarak zeytin yağı ekleyip, kısık ateşte 3-5 dk kadar kavurun.
🎊Ocağın altını kapattıktan sonra, ince kıyılmış maydanozu ekleyip, karıştırın.
🎊İster sıcak ister biraz dinlendirip, soğuduktan sonra afiyetle yiyebilirsiniz.

Patlıcanlı Kapya Biber Sosu(Ajvar)

fermenteyasam No Comments

Patlıcanlı, kapya biber sosu, çok amaçlı bir sos, ister kahvaltıda ister ızgaraların yanında paşa gönlünüz nasıl isterse😍öyle tüketin.
Çok söze gerek yok, hazır kapya biber ve patlıcan zamanıyken yapıp damaklarınızda şenlik yaratın derim hatta benim gibi fazla yaparsanız kışa da saklarsınız belki 🤷‍♀️

Not: Bu şahane lezzet, Balkan’larda ajvar adıyla biliniyor.

 

Malzemeler👇🏻
🍀3 kg kapya biber
🍀1 kg patlıcan
🍀3-4 acı sivri biber( tercihe bağlı)
🍀1 orta boy soğan
🍀7-8 diş sarımsak( damak tadınıza göre miktarı değiştirebilirsiniz)
🍀3 tatlı kaşığı tuz
🍀1 çay bardağı zeytin yağ
🍀5 çorba kaşığı ev yapımı sirke
🍀1 çay kaşığı karabiber
🍀1 çay kaşığı tatlı toz kırmızı biber

Yapılışı👇🏻
🍀Patlıcan ve kapya biberleri iyice yıkayın.


🍀170C de fırında 40 dk 🌶 ve 🍆’nı közleyin ( ben patlıcanların üzerine bıçak ile 2 çizik attım)
🍀Közlenmiş sebzeleri tencereye alıp, kapağı kapalı olarak 45 dk kadar bekletin. Böyle yapınca kabukları daha rahat soyuluyor👍🏻

🍀Kabuklarını soyduğunuz patlıcan ve biberleri ( biberlerin çekirdeklerini de çıkarın) bir süzgece alın ve sularının süzülmesi için 20 dk kadar bekletin.


🍀Soğanı yemeklik doğrayın ve geniş bir tencereye alın. Üzerine yarım çay bardağı kadar su ekleyerek, kapağı kapalı olarak soğanı pişirin.


🍀Soğanların pişmesine yakın acı biberleri ekleyin, beraber 5 dk daha pişsin.
🍀Süzülen patlıcan ve biberleri iri parçalar halinde kesin ve soğanın bulunduğu tencereye ekleyin.

🍀Tenceredeki tüm malzemeyi, sos haline gelinceye kadar blendırdan geçirin.


🍀Karışımı kısık ateşte suyunu çekene kadar yaklaşık 15-20 dk pişirin.
🍀Sarımsakların kabuklarını soyun ve ezin. 10 dk kadar bekletin.(Bunun amacı enzimlerin aktif hale gelmesi)
🍀Ezilmiş sarımsağı, pişen karışıma son 5 dakika kala ekleyin.


🍀Karabiber, tuz ve tatlı kırmızı biberi de ekleyerek sosu lezzetlendirin. ( Miktarları siz kendi damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz)
🍀Ocağın altını kapattıktan sonra da karışıma zeytin yağını ve sirkeyi ekleyip, karıştırın.

🍀Bu sosu cam kavanozlara koyup, konserve yaparak, kışa da saklayabilirsiniz.

KONSERVE YAPIMI👇🏻
🍀Kullanılmamış kavanoz kapaklarını bir tencereye koyup, üzerine su koyarak kaynatın.


🍀Sosu, önceden sirkeli kaynar su ile hijyenik hale getirdiğiniz cam kavanozlara üzerinde 1-2 parmak boşluk kalacak şekilde doldurun.
🍀Kapakları bir maşa yardımıyla alıp, kavanozların üzerine yerleştirin.
🍀Kapakları bir bez ile tutarak, önce 3 kere geri ( yani saat yönünün tersine) 1 kere de saat yönünde( yani ileri) çevirerek iyice sıkın.
🍀Kavanozları, geniş bir tencereye koyun, üzerinden 3 parmak aşağıda kalacak şekilde su doldurun.
🍀Kaynama sırasında, kavanozların kırılmaması için tencerenin zeminine ve kavanozların arasına bez ya da mukavva yerleştirin.


🍀Ocağın altını açın, su kaynasın. Kaynadıktan sonra biraz kısın ve bu şekilde en az 15-20 dk kaynatın.
🍀Ocağı kapatın. Kavanozlar, su soğuyuncaya kadar tencerede kalsın.
🍀Daha sonra kavanozların kapakları tutmuş ise hafif içe çökmüş oluyor. Açmaya çalışarak kapakların, tutup, tutmadığını mutlaka kontrol edin.⚠️

Afiyet olsun…

 

 

Soğan Cücüğü Aşı

fermenteyasam No Comments

Soğan cücüğü, soğanın orta kısmından uzayan, tohumu taşıyan uzun, borumsu yapı. Soğan erkeği, soğan zibeği, cukcuk, şıfı vs gibi farklı isimlerle de biliniyor.
Bayram için Çanakkale’ye gidince pazara uğramadan dönemezdim, dönmedim de Şimdi tam zamanı olması sebebiyle tezgahlarda bolca cücük vardı. Kaptım hemen bir iki bağ


Nasıl Pişirdim
Cücükleri, 2 farklı şekilde pişirdim.
En bilindik tüketme şekli, yumurtalı kavurması. Ben az tereyağ ile cücükler yumuşayana kadar kısık ateşte kavurdum.Biraz karabiber, biraz pul biber, az da zerdeçal ilavesi sonrasında yumurta kırdım. Çok sağlıklı, uzun süre tok tutan bir kahvaltılık oldu.

Cücük aşı yaptım. Bu alternetif ise biraz derleme biraz uydurma oldu ama biz çok sevdik.
Soğan cücüklerini tereyağda sönene kadar kavurdum. 4-5 diş sarımsağı ince ince kıyıp ekledim, biraz daha kavurdum. 1 avuç kadar haşlanmış nohut, 1 çorba kaşığı bulgur ekledim. Tüm malzemenin üzerini 2 parmak geçecek kadar kaynar su ekleyip, ocağın altını kıstım. Bulgurlar pişince, 1 çay bardağı yoğurt ve 1 çorba kaşığı tam buğday unu ile hazırladığım terbiyesini ekleyip, bir taşım daha kaynattım. Son olarak, biraz karabiber, biraz da kırmızı pul biber ekledim.
Hafif ekşimsi, doyurucu ve bence sağlıklı bir alternatif oldu. Ben iki büyük tabak yedim 🙂
Not: Buğday unu yerine, glutensiz unlar da kullanılabilir.
Semt pazarlarında bu güzele denk gelirseniz alıp, deneyin derim, pişman olmazsınız

Şekersiz Işkınlı Çilek Marmelatı

fermenteyasam No Comments

Doğal olarak yetişen bitkilere karşı özel bir ilgim var. Işkını ilk defa geçen sene duymuştum ama temin etmek mümkün olmamıştı. Bu yıl özel bir çaba ile ışkınıma ulaştım
Işkın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek dağlarında kendiliğinden yetişen bir bitki. Halk arasında, ışgın, uçkun, dağ muzu, yayla muzu adıyla da biliniyor. Kocaman yaprakları olan bitkinin, sap kısımları koparılıp, muz gibi soyulup, ortasındaki salatalık kıvamındaki kısım yeniliyor. Kiviye benzer, ekşimsi bir tadı var. Ancak zamanı geçmiş olan saplar çok lifli olduğu için pek yenilebilir olmuyor. Benimkilerin bir kısmı böyleydi ben de bunları marmelat yapımında kullandım.

Meraklısına
Dr. Elif Güveloğlu’nun, Kansersavar Mutfak kitabında, ışkının, kolesterolü yüksek, tip 2 diyabet hastalarının hem kolesterol hem şeker değerlerini düşürdüğü ve karaciğerde veya böbreklerde herhangi bir toksik etkisi görülmediğinden bahsediliyor.(Bu çalışma 2008 yılında Journal of Medicine Plant Research dergisinde yayınlanmış)

Şekersiz Işkınlı Çilek Marmelatını Nasıl Yaptım

Malzemeler

  • 1 kg çilek
  • 1 kg ışkın
  • 150 mL pektin ( Ben 1 kg yeşil, hafif ekşi elmayı 1 su bardağı içme suyu ile iyice pişirip, tülbentten baskı yapmadan süzerek hazırladım)
  • 2 çorba kaşığı bal ( Damak tadınıza göre miktarı azaltıp, arttırabilirsiniz)
  • 1 çay kaşığı tereyağ
  • 1 çay bardağı kadar su

Yapılışı

  • Işkınları yıkayıp, kabuklarını soyduktan sonra, orta büyüklükte kesin.

  •  Kestiğiniz ışkınları bir tencereye alıp, üzerine 1 çay bardağı suyu koyun.

  • Kısık ateşte, ışkınları tamamen yumuşayıncaya kadar pişirin.

  • Pişen ışkınları bir süzgeçten geçirerek, liflerini ayırın.

  • Çilekleri yıkayıp, ikiye kesin.
  • Süzgeçten geçen ışkın ve dilimlediğiniz çilekleri bir tencereye alın.

  • Üzerine pektin ve tereyağı ekleyin.

  • Karışımı, kısık ateşte,kıvam alıncaya kadar pişirin. (Benimkisi yaklaşık 45 dk kadar sürdü)
  • Pişen marmelatı, soğumaya bırakın.
  • Soğuyan marmelata balı ekleyip, iyice karıştırın.
  • Marmelatınızı kavanozlayıp, buzdolabında saklayın.
    Pektin, mektin uğraşamam, annem usulü marmelat olsa da olur derseniz, bir miktar şeker kullanabilirsiniz. Şeker ile marmelatınız kıvam alacaktır. Hatta, şekeri az tutup, marmelatınızı geniş bir kaba alıp, üzerini tülbent ile kapatarak bir süre güneşte bekleyerek de kıvamını arttırabilirsiniz.
    Işkını fermente de ettim . Beğenirsem tarifini paylaşacağım. Ama marmelat bence gayet güzel oldu.

Deneyecek olanlara kolaylıklar dilerim, şimdiden afiyet olsun…

Probiyotikli Kinoa Salatası

fermenteyasam No Comments

Sağlıklı beslenme meraklısı insanların yakından tanıdığı kinoa, artık hemen hemen her markette bulunması sebebiyle bilinirliği hızla artıyor. Geçen gün A101’de, hem de yerli üretim olan kinoaya denk geldim mesela, ne kadar iyi. Umarım reyonlarında sürekli yer alır.
Biz de ailece sağlıklı beslenme için çaba harcıyoruz, pilav, makarna vs tüketimimiz artık çok çok azaldı. Bunların yerine alternatifler tüketmeye çalışıyoruz. Karnabahar pilavı, karabuğday pilavı, kinoa pilavı vs. Pilavsız olmaz gibi oldu ama bunların salataları da çok iyi birer alternatif.
En son yaptığım probiyotikli kinoa salatası ile çıtayı yükselttim çok leziz oldu. Tek başına bile bir öğün olabilir

Meraklısına
Kinoa, bir bitki tohumu. Tahılların kullanıldığı her yerde alternatif olarak rahatlıkla tercih edilebilir. Kısır, pilav, yoğurt çorbası, sarma, dolma, mercimek köftesinde hatta tatlı yapımında bile rahatlıkla kullanabilirsiniz. Glutensiz olması sebebiyle, çölyak hastaları ya da gluten tüketmek istemeyenler için kinoa, sağlıklı, güzel bir alternatif.

  • Yüksek lif içeriği sayesinde sindirim sistemi için faydalı olduğu,
  • Kolesterolü dengede tuttuğu,
  • Güçlü bir antioksidan kaynağı olduğu,
  • Kilo vermeye yardımcı olduğu,
  • Aynı zamanda kinoanın, süt gibi bir kalsiyum kaynağı olduğu ve vücudun günlük ihtiyacı olan B vitaminlerini içerdiği belirtiliyor.

Probiyotikli Kinoa Salatasını Nasıl Yaptım?

Malzemeler

  • 1 su bardağı kinoa
  • 5-6 çorba kaşığı probiyotik kaynağımız olan kırmızı lahana sauerkraut.
  • 2-3 dal taze yeşil sarımsak
  • Yarım demet kadar maydanoz( isterseniz, dereotu veya taze nane ya da bunların karışımı da olabilir)
  • 1/2 limon suyu
  • 1 çorba kaşığı nar ekşisi
  • 1 tatlı kaşığı sumak
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 3-4 çorba kaşığı kadar zeytinyağ

(Bazen kuru domates de ekliyorum, aklınızda olsun)

Yapılışı

  • Kinoayı geniş bir kaba alın iyice yıkadıktan sonra üzerine çıkıncaya kadar suyu koyup 30 dk kadar bekletin. Bu işlem önemli çünkü; kinoanın çeperlerinde bulunan saponin maddesi, uzaklaştırılmazsa hem kinoaya buruk bir tat veriyor hem de asıl önemlisi mideye zarar verebiliyormuş.
  • Kinoayı süzgeç yardımıyla süzüp, tencereye alın.
  • Üzerine 2 su bardağı kaynamış su ilave ederek, kısık ateşte suyunu çekinceye kadar pişirin. (Kinoa piştiğinde, tohumların çevresinde beyaz bir halka oluşuyor)
  • Kinoa soğuduktan sonra üzerine sauerkrautu, doğranmış taze yeşil sarımsak ve maydanozu ekleyin.
    Limon, nar ekşisi, tuz, zeytinyağ ve sumağı küçük bir kap ya da çay bardağında sos kıvamına gelinceye kadar karıştırıp, kinoalı karışıma ekleyip, iyice harmanlayın.
    Not: Damak tadınıza göre, ekşilik için limon, nar ekşisi ve sumak miktarını arttırıp, azaltabilirsiniz.

Afiyet olsun…

Kefir Peyniri (Quark ya da Süzme Kefir)

fermenteyasam No Comments

Son keşfim, kefir peyniri ya da şu sıralar adını sıkça duymaya başladığım nam-ı diğer quark.
Quark, kefirden yapılan kıvamı labneye benzeyen, sürülebilir hafif ekşimsi tadı olan, nevi şahsına münhasır fermente bir lezzet. Biraz süzme yoğurt, biraz lor peyniri gibi ama ikisi de değil.
Sonuç olarak biz sevdik
Hatta, hafta sonu kahvaltısı için, nane, haşhaş, çörek otu, kırmızı toz bibere bulayarak lezzet topları yaptım, ailece bayıla bayıla yedik.
 

Meraklısına

Quarkın;

Kefirden yapıldığı için milyarlarca bağırsak dostu bakteri ( probiyotik) içerdiği,
Yüksek protein değerine sahip olduğu ( yoğurtan yaklaşık 3 kat daha fazla protein içerdiği için özellikle spor yapanlar tarafından tercih ediliyor.)
Özellikle B2 ve B12 vitamin içeriğinden dolayı bağışık sistemini desteklediği,
Fermente bir ürün olmasından dolayı K2 vitamini açısından mükemmel bir kaynak olduğu belirtiliyor.
Bakın bu kadar faydalı süper gıdanın, yapımı da çok kolay.
Aramızda kalsın, evde rahatlıkla yapılabilecek bir şey

Nasıl Yaptım

Her zamanki gibi kefirimi mayaladım. Normalde 21-22C civarında, 24-36 saat arasında kefir oluyor. Quark yapmak için bu süreyi biraz daha uzatıyoruz. Yaklaşık 48-50 saat sonra kefirin kıvamı yoğurt gibi oluyor. ( Altta su birikintisi de olabilir) Bu noktada kefiri süzüp, kefir danelerini alıyoruz. Daha sonra kefiri bir tülbente koyup, 24 sa kadar süzdürüyoruz.

Süzülen sıvı, kefir altı suyu çok kıymetli sakın atmayın. (Bu, protein tozlarının içindeki whey diye bahsedilen şey)
Kefir altı suyunu hamur işlerinde, ekmek yapımında su yerine kullanabilir, meyveli smoothie yapabilirsiniz.

Not: Araştırken 1 L sütü 1 su bardağı kefir ile mayalayarak da quark yapıldığını gördüm. Ancak bu durumda ya düşük ısıdaki fırında ( mak.50C yoksa probiyotik özelliği kaybolur) ya da benmari yöntemi ile kefir kesilinceye kadar ısıtmak gerekiyor. Bu da bir alternatif, bir daha ki sefere deneyeceğim. Sizin de aklınızda olsun

Karabuğdaylı Bol Yeşillikli Salata

fermenteyasam No Comments

Kara buğday ile tanışmam, ekşi mayalı ekmek yapmaya başladığım zamanlara denk geliyor. O zamana kadar kendisinden  haberim yoktu. Glutensiz bir un olduğu için günümüzde sık sık adını duyuyoruz, sağlıklı hamur işleri ya da tatlılarda kullanılıyor.

Kara buğday diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol, obezite ve çölyak gibi çeşitli sağlık sorunlarına karşı kullanması önerilen sağlıklı besinlerden birisidir. İsminden dolayı tahıl olduğu düşünülse de karabuğday tahıl değil, kuzukulağıgiller (Polygonaceae) familyasına ait tahıl benzeri (pseudo-cereal ) bir bitkidir. Greçka olarak da bilinir, İngilizcesi ”buckwheat”, Latincesi “Fagopyrum esculentum”dur. Karabuğdayın yenen kısmı üçgen şeklindeki tohumlarıdır. Hafif aromalı, pek baskın olmayan bulgura benzeyen bir tadı vardır.*
*:bilgi internetten alınmıştır.

Kara buğday ununu zaten kullanıyorum ama markette kara buğdayı tane olarak yani tohumlarını görünce yaparım bir şey deyip hiç bir fikrim olmadan aldım 🙂

Niyetim akşam yemeğinin yanına karbuğdaylı bol yeşillikli salata yapmaktı. Ama o kadar hoşuma gittiki ana yemekleri bırakıp sadece salata yedim. Hem çok doyurucu, hem çok hafif hem de sağlıklı ve leziz Hatta artık ara sıra sabah kahvaltısında bile kara buğdaylı salata yiyorum.

Malzemeler

1 demet maydanoz
1 demet nane
1 demet dereotu
Yarım demet roka
1 su bardağı karabuğday
1 orta boy havuç

Üzeri için;

1 mandalina
4-5 tane ceviz
1 küçük limon kabuğu rendesi( tercihe bağlı)
Sosu için;
1,5 orta boy limonun suyu
1 çay kaşığı sumak
2-3 çorba kaşığı zeytinyağ
1 çay kaşığı tuz

Yapılışı

Karabuğdayı yıkadıktan sonra, geniş bir kaba alın. Üzerine içme suyu koyarak 2-3 saat kadar bekletin. Sürenin sonunda karabuğdaylar hem yumuşuyor hem de açılıyor. (Hızlı olsun isterseniz kısa süre (7-8 dk)haşlayabilirsiniz.)
Tüm yeşillikleri yıkayıp fazla suyunu süzdürün, ince ince kıyın.
Havucu rendeleyin
Yeşillikler, havuç ve karabuğdayı geniş bir kapta karıştırın.
Sos malzemelerini de bir çay bardağı içerisinde iyice karıştırdıktan sonra salata malzemelerinin üzerine döküp, iyice karıştırın.
Salatayı servis yapacağınız kaba alın.
Üzerine mandalina dilimlerini ikiye keserek koyun.
İkiye bölünmüş cevizleri de salatanın üzerine serpiştirin.
Son olarak limon kabuğunu salatanın üzerine rendeleyin.

Öneri: Annem nar ekşisi yiyemediği için ben salatanın sosunu limon ile yaptım. Kendi tabağımdaki salatanın üzerine nar ekşisi de ekledim. Bu şekilde bence çok daha güzel oldu. Hatta sadece nar ekşi ile de yapılabilir.
Deneyecek olanlara şimdiden afiyet olsun

Boza

fermenteyasam No Comments

Boooooozaaa! Boooozaaaaa!!!!!
.
Aramızda çocukluğunda mahalle aralarında dolaşan bozacıları hatırlayanlar vardır herhalde. Ne güzeldi….
Ben de biraz önce evin içinde boooozaaaaa, boooozaaa diye gezdim
İlk defa yapmama rağmen hiç de fena olmadı. Küçük oğlum bile beğendi.

Malzemeler
1,5 su bardağı bulgur ( ben köftelik bulgur kullandım.)
Yarım çay bardağı pirinç
1,5 su bardağı şeker
10 bardak su
1 dilim ekşi mayalı ekmek

Yapılışı
Bulgur ve pirinci yıkadıktan sonra tencereye alın. Üzerine suyu ekleyin. Bir gece bu şekilde beklesin.

Ertesi gün bulgur ve pirinci çok iyi pişirin. Ben düdüklü tencerede 15 dakika pişirdim. Yalnız düdüklü tencerenin hava çıkışının tıkanmaması için tencereyi çok doldurmayın diğer bir değişle uygun büyüklükte bir tencere kullanın ya da normal tencerede pişirin.

Daha sonra blendırdan geçirin ve son olarak süzgeçten süZerek başka bir tencereye alın. Fermentasyon sırasında hacim artışı oluyor yani kabarıyor. Taşma olmaması için uygun büyüklükte bir tencere olmalı.
Şekeri ilave edip iyice karıştırarak soğumaya bırakın.

Son olarak sıcaklık yaklaşık 45 C civarına indiğinde, bir tülbentin içine koyup, bağladığınız ekşi mayalı ekmeği tencereye ekleyin ve karıştırın. Tencerenin kapağını kapatarak, oda sıcaklığında fermentasyona bırakın.

 

Benim mutfağım 22-23C civarındaydı. İlk günler bozada köpükler çıkıyor, göz göz oluyor.

Günde 2-3 kez karıştırın. Her geçen gün ekşilik artacak. Ben 3. günün sonunda tencereden ekşi mayalı ekmeği alıp, bir gün daha oda sıcaklığında beklettim.

Bir günde buzdolabında beklettikten sonra yarım su bardağı su ilave ederek bozanın kıvamını ayarladım.

Şeker oranı bize yeterli geldi. Tavsiye etmemekle birlikte, siz damak tadınıza göre bu noktada su ile beraber şeker de ekleyebilirsiniz.
Bozanızı cam şişelere alarak buzdolabında saklayın. Fermentasyon buzdolabında da yavaş yavaş devam edecektir. Bozulma olmaz ama ekşiliği artacağı için içimi zorlaşabilir. Bu yüzden kısa sürede tüketmenizi tavsiye ederim.
Ev yapımı bozayı içtikten sonra piyasada satılan bozaların aslında ne kadar çok  şeker içerdiğini anlayacaksınız.
Evet bu tarifte de şeker var. Bu kadar şeker mayaların çalışması için gerekli. Nihai üründe şeker miktarı, koyduğumuz şeker miktarından daha az olacaktır. Bal ile de denenebilir

Fermente Hardal

fermenteyasam No Comments

Sıra baharatları fermente etmeye geldi
Izgaraların ya da patatesin üzerine dökmeyi en sevdiğim şeyler; acı sos ve hardaldır. Acı sosumu geçen seneden beri kendim yapıyorum, elbette fermente
Bir süredir hardalımı da kendim yapmak hem de fermentesinden yapmak aklımda olmasına rağmen ancak yapabildim Ben acı yani bekri tipi hardalı sevmem. O yüzden sarı hardal ve siyah hardalı yarı yarıya kullandım. Sadece hafif bir acılık var. Ama hazır satılanlardan biraz daha acı. Ayrıca lezzet ve kıvam olarak da çok farklı. Daha lezzetli ve daha kıvamlı.
Ben sevdim bundan sonra artık hardalım da FERMENTE

Malzemeler
50 gr sarı hardal tohumu
50 gr siyah hardal tohumu
300 mL içme suyu
10 gr iyot ilavesiz doğal kaynak tuzu ya da kaya tuzu
1 kahve fincanı+1 çorba kaşığı ev yapımı sirke ( ben erik sirkesi kullandım )
2 diş fermente sarımsak( normal sarımsak da olur)
Yarım çay kaşığı zerdeçal
500 mL’lik cam kavanoz

Yapılışı
Cam kavanoza biraz sirke koyduktan sonra üzerine kaynar suyu yavaş yavaş dökün ve en az 5 dakika bekletin. Daha sonra dökün.
Tuzu içme suyunun içine ekleyin, karıştırarak çözün.

Hardal tohumlarını kavanoza koyun, üzerine hazırladığınız tuzlu suyu (salamura) doldurun.

Kavanozun ağzını streç film ile sararak, oda sıcaklığında, loş ya da karanlık bir yerde 5-7 gün bekletin.

 

Bu süre içerisinde hardal tohumları fermente olacak. Fermentasyon sonucunda ortaya çıkan karbondioksit gazı sebebiyle 1-2 gün içerisinde yüzeyde baloncuklar oluşuyor ve streç film şişiyor.

Fermentasyon sonrasında süzerek hardal tohumlarını geniş bir kaba alın.


Tohumları bir süre blendırdan geçirin

Üzerine sirkeyi ekleyip hardalınız istediğiniz dokuya erişinceye kadar blendırdan geçirin. Ben biraz taneli olsun istediğim için çok fazla blendırdan geçirmedim.

Son olarak sarımsak ve zerdeçalı ekleyerek kaşıkla iyice karıştırın.


Cam bir kavanoza doldurun.


Buzdolabında saklayın.

Hazırladığınız hardal buzdolabında bekledikçe tadı daha olgunlaşacaktır.
Deneyecek olanlara kolaylıklar dilerim. Afiyet olsun

 

Fermente Ketçap

fermenteyasam No Comments

Sizin evde de öyle mi bilmiyorum ama bizim çocuklar ketçap sever. Ancak dışarıda denk geldikçe yemelerine göz yumuyorum. Eve kesinlikle ketçap, mayonez almam. İçerisindeki o kadar şeker, ki bu çoğunda gerçek şeker değil, koruyucu varken sıklıkla yemelerine izin veremem. Artık büyüdüler ve eve alma konusunda ısrarcı değiller neyse ki. Fermente işlerle ilgilenmeye başlayınca farkındalığım daha da arttı araştırırken yeni şeyler keşfediyorum. Fermente ketçap da bunlardan biri. Hemen denedim. Valla hiç de fena olmadı. Hafif sarımsaklı, hafif ekşimsi bir tadı var. Bizim evlatlar beğendi. Tekrar yapayım mı dediğim de ”evet” dediler, işte duymak istediğim buydu. Yaşasın!!! Bizim evimizde de artık ketçap olacak 🙂 Aşağıdaki tarifle isterseniz sizde yapın. Deneyecek olanlara şimdiden kolay gelsin ve afiyet olsun…

Malzemeler

  • 500 gr organik domates salçası (Ben CityFarm’ın kini kullandım)
  • 65 gram bal (yaklaşık 3,5-4 çorba kaşığı. Daha tatlı olsun isterseniz miktarı arttırabilirsiniz)
  • 3 diş ezilmiş sarımsak ( damak tadınıza göre miktarı değiştirebilirsiniz)
  • 15 gr  tuz ( yaklaşık 1.5 tatlı kaşığı)
  • 1 kahve fincanı (yaklaşık 60 mL) fermente turşu suyu (veya kefir ya da peynir altı suyu)+  kavanozun üzerine koymak için 2 çorba kaşığı fermente turşu suyu
  • 45 mL kombu sirkesi (veya fermente elma sirkesi)
  • 1 çay kaşığı karabiber*
  • 1 çay kaşığı kırmızı pul biber*
  • Yarım çay kaşığı tarçın*

*: Miktarları damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.

Bu ölçülerde ketçap kıvamlı oluyor. Kıvamı tuz miktarını düşürüp, fermente turşu suyu miktarını arttırarak ayarlayabilirsiniz.

Yapılışı

Tüm malzemeleri geniş bir kaseye koyup, iyice karıştırın. Tadına bakın, ağız tadınıza göre ilaveler yapabilirsiniz. Karışımı cam kavanoza doldurun. yüzeyi kaşıkla düzeltin. Üzerine 2 çorba kaşığı turşu suyunu ekleyin. Kavanozun ağzını streç film ile sarın. Doğrudan güneş ışığı almayan, serin bir yere altına bir kap koyarak kaldırın.

1.Gün

Fermentasyon yavaş oluyor, endişelenmeyin. Ben endişelendim açıkçası 🙂 Olmayacak diye düşünürken 5-6 gün sonra streç film şişmeye başladı ve rahat bir nefes aldım. Toplamda 8 gün oda sıcaklığında fermente ettim. (Sizin vaktiniz varsa 10-12 gün fermente edebilirisiniz. ) Tatile gideceğimiz için 8 günün sonunda buzdolabına kaldırdım. 10 gün kadar da buzdolabında bekledi. Daha sonra açıp, tadım yaptık.

6.Gün